mahallesinde oturan ablamlara uğrar, fazla değil, bir gece kalırım. Sabah
yemeden gitmem.
Genellikle balkon sohbetleri ve seyri hoş olur. Beşinci kattan Karadeniz’in sert
dalgalarının sesini dinleme ayrıcalıktır aslında.
sarmaşıklarla kaplı, iki katlı, çok pencereli bir ev hep dikkatimi çekmiştir. Her
seferinde ilk görmüş gibi mutlaka fotoğrafını çekerim.
sorduğumda; “Tanımanı isterdim, çok değerli bir insan Prof. Dr. Tahsin Bekir
Balta’ya aittir. Kendisi rahmetli oldu, ev boş kaldı.” deyince merakımı biraz
daha artırdı ve araştırma ihtiyacı duydum.
karar verdim.
Prof. Dr. Tahsin Bekir Balta Kimdir?
Laz bir ailenin 1902 Rize Pazar doğumlu çocuğu... Yükseköğrenimini 1927
yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamlamış. Adliye
Vekaleti’nce öğrenim için Almanya’ya gönderilmiş. 1937 yılında Berlin
Üniversitesi’nde doktorasını vermiş. Yurda dönünce Siyasal Bilgiler Okulu’na
(SBO) öğretim üyesi olmuş. Sonraları Ankara Hukuk Fakültesi ve SBO’da İdare
Hukuku Profesörlüğü ’ne atanmış. Bu iki kurumda esasiye hukuku, amme
hukuku ve idare hukuku derslerini vermiş. 1943 yılında siyasete atılınca
akademisyenliğe ara vermiş. Bu tarihten itibaren CHP Parti Meclisi görevinde
bulunmuş. 7 ve 8. Dönemde (1943-1950) Rize Milletvekili olmuş; Recep Peker
Hükümeti’nde (15.-1946 yılı) Ekonomi Bakanlığı, 1. ve 2. Hasan Saka
Hükümeti’nde (16. ve 17.-1947 yılı) Çalışma Bakanlığı yapmış. Ayrıca 1929-
1950 arasında Avrupa Konseyi İstişare Meclisi’nde Türkiye’yi temsil emiş.
1950 seçimlerinden sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler ve Hukuk
Fakültelerindeki görevine geri dönmüş. SBF’de İdare Hukuku Kürsü Başkanı ve
İdari İlimler Enstitüsü Müdürlüğü yapmış. A.Ü. Hukuk Fakültesi’nde de Kamu
Hukuku ve Siyasal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü görevinde bulunmuş. Bunlara
ek olarak Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde (TODAİE) İlim
Kurulu ve İdare Heyeti üyeliğinde bulunarak dersler vermiş. Merkezi Brüksel’de
bulunan Milletlerarası İdari İlimler Enstitüsü’nde uzun yıllar Türkiye’yi temsil
etmiş, Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmiş ve ikinci başkanlık görevini
yürütmüş. 1963’te de Avrupa İnsan Hakları Komisyonu üyeliğine getirilmiş.
Almanca, Fransızca, İngilizce ve İtalyanca gibi dört yabancı dil konuşan,
onlarca yayınlanmış eseri bulunan Prof. Dr. Tahsin Bekir Balta, 26.07.1970
tarihinde İngiltere de kalp krizinden vefat etmiş; cenazesi 31.07.1970 tarihinde
Ankara Cebeci’de toprağa verilmiş.
1946’da Ekonomi Bakanı olduğu günlerde ilkokuldan arkadaşları ve akrabaları,
doğum yeri Pazar ilçesinin sorunları ve taleplerini içeren bir paketle Ankara’nın
yolunu tutarlar. Gelen heyetle Sayın Balta arasında duygu yüklü çocukluk
anılarından söz edilir. Heyet, Bakan’dan isteklerini sıralarlar. Bakan, istekleri
tek tek not aldıktan sonra: “Çocuklar; Bakanlığımı ilgilendirenleri ben yerine
getirmeye çalışacağım; diğer Bakanlıklara ait olanları ise Bakan arkadaşlarıma
rica edeceğim” dediğinde: “Sen bizim vekilimiz değil misin? O Bakanlardan
niçin ricada bulunacaksın?” yanıtını alması üzerine Balta: “Çocuklar, ben
Pazar’ın değil, T.C.’nin İktisat Vekiliyim” yanıtını verir.
Ankara’dan Pazar’a dönen heyetteki kişiler Bakan’ın aleyhinde konuşmalar
yaparlar: “Ben Pazar’ın değil, Türkiye’nin Bakanıyım diye bize nasıl söyler”
şeklinde atıp tutarlar. Bu tür propagandalar ile Doğu Karadeniz’in yetiştirdiği
gerçek bir devlet ve bilim adamı olan Prof. Tahsin Bekir Balta’nın yeniden
seçilmesini engelleyip, yerine popülist propaganda yapan kişiyi milletvekili
yaparlar.
Türkiye; gerçek bir demokrasiye kavuşması, popülist politikalarla halkımızın
aldatılmaması için “Çocuklar; ben Pazar’ın değil, T.C.’nin İktisat Vekiliyim”
diyen Prof. Dr. Tahsin Bekir Balta gibi devlet ve siyaset adamlarının özlemini
çeken bir ülke haline gelmiştir.
(Kaynak: Şaban Ali Yaşaroğlu)
**
Yine 1961 Anayasa çalışmalarında görev alan Balta, orada şu görüşü öne sürer. ‘1924 Anayasası’nı temel alalım. Devrimin anayasasıdır. Anayasa, devlet
geleneğidir; ikide bir değiştirilmez. Eğer 1924 Anayasasını bırakırsak, biri de
gelir, bizim yaptığımız Anayasayı değiştirir. Oysa Atatürk’ün yaptığı Anayasaya
dokunmak kolay değildir.’ Ya da kolay olmamalı (Yazarın notu)
Bunları öğrendikten sonra 1980 sonrası göz önüne alındığında Sayın Balta’nın
zengin deneyim ve birikimiyle olacakları yıllar öncesinden görerek ne kadar
haklı olduğu gerçeğini hep birlikte yaşar olduk. Turgut Özal’ın, “Anayasayı bir
kere delmekten bir şey olmaz!” söylemi, sonraki her iktidarın kendi çıkarına
göre gömlek değiştirir gibi Anayasa hükümleri değişir olmuş, hatta “Anayasayı
kaldıralım!” söylemine kadar ileri gidildiği bir süreç yaşamaktayız.
Uğur Mumcu, 1965 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten
sonra Tahsin Bekir Balta’nın asistanlığını yapar. Tahsin Bekir Balta her yazılı ya
da sözlü sınavda öğrencilerine: “Hukuk Devleti nedir?” sorusunu sorar. Bir, iki,
üç, beş derken Uğur Mumcu: “ Hocam öğrenciler bu soruyu ezberlediler, kolaya
kaçarlar, değiştirelim.” der. Hoca da, “Uğur, Hukuk öğrencileri bir tek bu
kavramı, yanı Hukuk Devleti kavramını tam olarak öğrenirlerse bu ülke için en
büyük kazanımdır.” der.
Hoca ile ilgili edindiğim bilgilerden biri de şudur: Türkiye Komünist Partisi
kurucularından olan Mustafa Suphi 1921 yılında Sovyetler Birliğinden
Türkiye’ye çağrılmış. Mustafa Suphi Trabzon’a gelişinde devlet töreni ile
karşılanmış. Bu karşılayanların arasında, o zaman Trabzon Lisesi öğrencisi olan
Tahsin Bekir Balta da yer almış.
Siyaset bilim ve tarih profesörü Mete Tunçay doçentlik tezi hazırlarken, tez
konusunu, hocası Tahsin Bekir Balta’ya danışır. Hoca: “Türkiye de sosyalizm
tarihi” konusunu önerir. Bu da Hoca’nın sol düşüncelere, sosyalizme açık birisi
olduğunun kanıtı sayılmaz mı?...
Önemli bir öneri:
Pazar Belediye Başkanlığı, Sayın Balta’nın evini onardıktan sonra müze haline
getirerek ziyarete açmalıdır.