Çocukluğumuzda çok anlatırlardı. Köyümde “Harfana”yı Şükrü Çavuş (Karaçam) öncülüğünde yaparlarmış. “Deve oyunu”nu ise Şükrü Yılmaz (babam) organize edermiş. Radyo ve TV’lerin olmadığı, insan ilişkilerinin en çıkarsız, daha sıcak ve sıkı olduğu o dönemde seyirlik köy oyunları halkın eğlence kaynağıymış.
Anlatımları çok duyduk ama köydeki bu “harfana” ya da “deve oyununa” hiç denk gelmedim. Kısaca bizim çocukluk ve gençlik dönemimizde yapılmadı. Ancak Artvin’in özellikle Şavşat ve Ardanuç’un bazı köylerinde bu geleneğin günümüze kadar yaşatıldığını biliyoruz. Ne var ki “Harfana” etkinliğinin adını bir kez daha 12 Eylül darbesi sonrasında duyduk. Çünkü bazı köylerde yaşatılan bu gelenek, diktacı askerlerin sorgusuna tabi tutulmuştu. Gözaltına aldıklarına “harfana” yaparak “kominizim” propagandası yaptıkları suçlamalarında bulunulmuştu. Yani yüzyılların geleneği darbeci askerlerin gözünde kominizim provası olarak algılanmıştı.
Harfana Nedir?
Harfana: Uzun kış gecelerinde ama özelliklede yılbaşlarında köyün gençlerinin tamamı bir araya gelerek yaptıkları bir eğlence etkinliği. Yukarıda sözünü ettiğim “deve oyunu ekibiyle birlikte” davul-zurna eşliğinde, mani ve türküler;
“Kadı geldi kapıya
Selam verdi yapıya
Biz meyve isteriz.
Veren veren bin olsun.
Vermiyanın canı sağ olsun.
Hanim bacı kalksana
Kepçeyi eline alsana
Yağ kuleğine varsana
Sakın elin titramasın
Bize yağ un versana”
söylenerek köy dolaşılır. Herkesin verebileceği kadar un, yağ, peynir, meyve
gibi gıda ürünlerini toplar, o gece topladıklarından “bişi-pişi”, “lokum-lokma”
gibi hamur işleri pişirilir, birlikte yenilir, şarkılar söyler eğlenilir. Harfana:
bu etkinliğin tamamına verilen bir addır!
Artan malzemeleri ise ertesi gün ihtiyacı olan yoksullara dağıtır. Yani işin özü: Köy gençliğinin; birlik, beraberlik ve kardeşlik ortamında eşit paylaşım koşullarında eğlenmeleridir.
Bursa’da Harfana:
Geçtiğimiz günlerde Bursa’da yaşayan Artvin Ardanuç Anagert (Cevizli) köylülerinin kurmuş olduğu Cevizli Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Sayın Zikri Kara kızım Sıla ile birlikte 30 Ocak gecesi düzenleyecekleri “harfana” gecesine katılmamızı istedi. Ata geleneği “harfanaya” davet olunur da gitmemek olur nu?
30 Ocak Cumartesi günü Bizi terminalden Av.İsmet Günaldı alarak Ortabağlar semtine gittik. 15 dakikalık yol boyunca Bursa’nın betonlaşmasından tutunda 80 öncesi evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen sevgili Avukat Mesut Ağbey (Sarıca) ‘e kadar neleri sığdırmadık ki muhabbetimize… Bizi Sayın Adalet Kaya Bey karşıladı. Birlikte gecenin sunucuları oğlu ve kızıyla birlikte güzel bir Artvin döneri yedikten sonra hep birlikte salona gittik.
Artvinliler Horonlarla, halaylarla “harfana” yaptılar…
Güzel bir organizasyon sonucu Bursa’da yaşayan Cevizli köylüleri yanında il dışından da hatırı sayılır bir katılım gerçekleşti. Usot lu (Tosunlu) yetmişe yakın köylülerimin de katılımıyla 500’ü aşkın insan salonu doldurdular.
Açılış konuşmaları, bizden önceki sanatçılar derken gecenin son sanatçıları olarak sahnede yerimizi aldık.
Kendi bestelerim, kendi derlemelerim ve tamamına yakını Artvin yöresinden oluşan türkülerimizi Artvinlilerle birlikte söyledik. Onlarca insanın ele ele yürek yüreğe halay çekerek “Harfananın” özüne ve ruhuna uygun bir gecenin güzelliğini yaşama ayrıcalığında buldum kendimi.
Yine “harfananın” özünü yansıtan masalarda ikram edilen “lokum” ve “tatlı” tabakları dikkat çekiciydi...
Gece de “Deve oyunu” herkes için bir eğlence kaynağı oldu ama benim için ayrı bir önemi vardı. Devecinin her hareketinde rahmetli babamı hissettiğimi söylemeden edemeyeceğim. Herkes güldü bense hüzünlendim.
“Bir deve aldım bazardan
Saraldi soldi nazardan
Bahsaza deveci babaya
Yengi da çıhmiş mezardan”
Teşekkürler Zikri Kara ve ekibi…
Teşekkürler tüm emeği geçenler…
Yine Bu geceye katılan tüm konuklara ve sırf bizler için bu geceye katılan tüm Usotlu, Lengetğhevli ve diğer dostlara teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunuyorum.
KONUŞMALARDAN
Gece de Cevizli Köyünden değerli yazarlar vardı. Onlarda kısa konuşmalar yaptılar ancak ben sadece dernek başkanı Sayın Zikri Kara’ nın konuşmasına özet olarak yer vermek istiyorum. Zikri Kara özet olarak şunları söyledi:
“Kültür gecemize hoş geldiniz hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Kent kültürünün getirmiş olduğu erozyonu ortadan kaldırmak, köyün kültürünü kente uyumlu hale getirmek, köy kültürünün unutulmamasını sağlamak, paylaşmak, yeni nesillere aktarmak, yaşatmak, yazılı belge haline getirmek köy kültür derneklerine düşmektedir.
Kent yaşamında kültür, en temel etkenlerden biri olmuştur.
Kültürün temeli kaynağı köylerdir. Oysa özünde var olan köyümün örf ve adet, gelenekleri unutulup, büyük kentlerde yok olup gitmekte. Sosyal gelişmenin süreci gençler, kadınlar, gibi katmanları diğer kültürlerle paylaşmanın ve akraba, komşu çocuklarının tanıştırmak için çeşitli faaliyetler içerisinde tanıtıp öğretmenin yolu köy derneklerin den geçer.
Atatürk’ün şu sözünü unutmayalım. “Kültürü’ne sahip çıkmayan millet yok olmaya mahkûmdur.”
Köyümüz Tarihi ve kültürel yönden zengin bir kültür hazinesi üzrinde oturmakta.
Bizlerde doğduğumuz yerin anılarını anmak için bir araya gelerek köklü olan kültürümüzü ve özümüzü tanıtmak, paylaşabilmek, yaşamak yaşatmak için buradayız.
Birlik ve beraberlik, ölümden başka dünyada her şeyi yener. Temel ilkemiz birbirimize güven duymaktır. Derneğimizin amacı sizlerden aldığı güçle sizlere hizmet etmektir.
Kültür paylaşılırsa kültür olur. Bu da genişlemeyi, kaynaşmayı, sevgiyi, dostluğu kardeşliği, birlik ve beraberliği sağlar.
Bu gece aramızda bulunan birçok illerden konuklarımız, Belediye başkanlarımız, dernek başkanlarımız var. Bizimle beraber olmanızdan dolayı mutluyuz.
Harfana oyunu adı altında Bursa’da buluşuyoruz. Kaynaşmayı, paylaşmayı, dertleşmeyi amaç edindik bu her yıl devam edecek.
Siz köylülerime yönetim kurulu olarak hizmet etmek den mutluluk duyarız.
Hepinize iyi eğlenceler diler saygılarımı sunarım.”
Bu makale 4040 kez okundu.