Türk Eğitim-Sen Artvin Şube Başkanı Nizamettin Torun, memur eylemleriyle ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. Basın kuruluşlarına gönderilen yazılı açıklamada Türkiye Kamu-Sen’in Ankara Kızılcahamam’da yaptığı toplantıda alınan kararlar kamuoyuna açıklandı.
Basın bildirisi şöyle;
SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ
Türkiye Kamu-Sen’in Ankara Kızılcahamam’da 2-3 Ekim 2009 tarihlerinde gerçekleştirdiği Şube Başkanları İstişare Toplantısında, 10 Ekim 2009’dan itibaren ülke çapında eylemler yapılması kararlaştırılarak sonuç bildirgesi ile kamuoyuna duyurulmuştur:
1.Türkiye Kamu-Sen, ülkemizin içinde bulunduğu, ülkemizin geleceğini yakından ilgilendiren gelişmelere karşı duyarsız kalmamıştır, bundan sonra da kalmayacaktır. Bu bağlamda son günlerde ülkemiz gündeminde önemli yer teşkil eden "açılım" tartışmalarını kaygı ve ibretle takip etmekteyiz. Açılım konularında dikkatli olunmaması, haddi aşan kararlara imza atılması durumunda, milletimizin derin bir ayrışma sürecine gireceği endişesini taşımaktayız. Ülkemizi farklılıklar üzerinden politika yaparak ayrışmaya götürecek her türlü açılımı reddediyor; ortak noktalarımızı ön plana çıkaracak, milli birlik ve beraberliğimizi koruyacak, dostluk, kardeşlik ve sevgi bağlarımızı güçlendirecek, daha sağlam bir demokrasi anlayışı içinde, aynı kaygı ve mutlulukları paylaşmamızı sağlayacak çabaları destekleyeceğimizi ilan ediyoruz. Bu itibarla biz, Türkiye Kamu-Sen olarak, insan haklarına dayalı, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin, tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak ve tek dil temelinde, bugün 72 milyon olan nüfusu ile bir bütün olarak ilelebet payidar kalacağına olan sarsılmaz inancımızı bir kez daha tekrarlıyoruz.
2- Ülkemiz tarafından onaylanan BM Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Sözleşme, ILO sözleşmeleri, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu sözleşmelerin Anayasamızın 90. maddesi hükmüne göre değerlendirilmesi sonucunda, ülkemizde kamu çalışanlarının grev ve toplu sözleşme hakkı olduğu görülmektedir. Kamu görevlilerinin grev ve toplu sözleşme hakkının önündeki engellerin kaldırılması yasal bir zorunluluk haline gelmiştir.
3-Bugüne kadar yapılan 8 toplu görüşmenin 6´sınde uzlaşma sağlanamamış ve taraflar Uzlaştırma Kurulu´nun görüşüne başvurmuşlardır. Ancak kamu işveren tarafı ve hükümet, kurulun hiçbir kararını kabul etmemiştir. Türkiye-AB Karma İstişare Komitesinin 25 ve 26. Toplantılarında alınan kararlar ile Türkiye´nin taraf olduğu 151 sayılı ILO sözleşmesi de dikkate alınarak, bir an önce kurul kararlarının bağlayıcı hale getirilmesi zorunluluktur. Uzlaştırma Kurulu´nun geçtiğimiz yıllarda aldığı ve bugüne kadar uygulanmayan kararları bizim kazanılmış hakkımızdır. Hak ettiğimiz, ancak bu güne değin verilmeyen haklarımız da en kısa zamanda verilmelidir.
4-Türkiye Kamu-Sen, 2002 yılından beri Toplu görüşme masasının sonuç alma mekanizması haline gelmesi için büyük çaba harcamıştır. Sekiz yıllık dönemde iktidarda olan siyasi iradenin kanunlar karşısındaki vurdumduymaz tavrı, sosyal diyalogu, toplu görüşme ve Uzlaştırma Kurulu sistemini yasak savmadan ibaret bir süreç haline getirme arzusu, 4688 sayılı kanunun kısıtlı etkisini tamamen ortadan kaldırmaktadır. Özellikle Hükümetin koltuğunun altına sinerek kendisine siyasi koruma sağlamış bir konfederasyonun Toplu görüşme heyetine başkanlık ettiği 2009 yılı Toplu Görüşmelerinin, kamu görevlileri açısından en az kazanım elde edilen dönem olması bu bakımdan tarafımızca anlamlı bulunmaktadır.
5- 2 milyon 400 bin memuru ilgilendiren toplu görüşme sisteminin böylesine etkisiz kalması, siyasi iradenin bu aksaklıkları görmezden gelerek, toplu görüşmeler süresince sorunların çözülmesi noktasında sergilediği kayıtsız ve katı tutum, kamu görevlileri tarafından kabul edilemez bir davranıştır.
Bugüne kadar gösterdiğimiz hoşgörü ve uzlaşma arzusu ne yazık ki sonuçsuz kalmıştır. Artık sözün bittiği yere gelinmiş, eylemlilik süreci başlamıştır. Bu anlayışla mücadele etmek, kamu görevlilerinin, emeklilerin, dul ve yetimlerin kısaca dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın kazanımlarını korumak, etkili bir eylemlilik süreci gerektirmektedir. Taleplerimizin karşılanması çerçevesinde toplu sözleşme ve grev hakkı konusunda toplumsal duyarlılık oluşturmak üzere, eylemlilik sürecini başlatmış bulunuyoruz.
Eylemler10 Ekim - 31 Aralık 2009 ve 1 Ocak -1 Ağustos 2010 tarihlerini içermek kaydıyla ve dozu giderek artan bir şekilde iki aşamalı olarak gerçekleştirilecektir.
Buna göre 10 Ekim- 31 Aralık 2009 tarihleri arasında yapacağımız eylemlerden bazıları;
1- Genel Başkanlar düzeyinde bütün siyasi partilerin ziyaret edilerek, kamu görevlilerine
toplu sözleşme ve grev hakkı verilmesi konusunda hazırlanacak dosyaların sunulması,
2- Haklı gerekçelerimizi anlatan kitlesel basın açıklamaları yapılması,
3- İşsiz, emekli, dul ve yetimlerin de sorunlarının gündeme getirilmesi,
4- Bölgesel mitingler düzenlenmesi,
5- İç hukuk yollarının tamamlanmasından sonra AİHM´ye başvuru yapılması,
6- Basın merkezlerinin ziyaret edilerek, bilgilendirilmesi,
7- Tişört bastırılarak kamu görevlilerine dağıtılması, sonrasında soyunma eylemi yapılması,
8- Sendikal baskı ve sürgünlerle, kadrolaşma konularında Meclis’te araştırma açılmasının
sağlanması,
9- Tüm ülke çapında mesleki kuruluşların da desteği alınarak bir gün süreyle iş
bırakma ve vizite eylemi yapılması,
10- Başbakanlık ve kamu kurum ve kuruluşları önünde Konfederasyon genel merkez
yöneticileri ve şube başkanlarının katılımıyla oturma eylemi yapılması
Bu eylemlere ek olarak sağlık hizmetlerinin sunumunda alınan katkı paylarını ve KEY Hesaplarında yaşanan hak gasplarını protesto etmek amacıyla eylemler yapılacak; gelişmelere ve gündeme göre haftalık basın açıklamalarıyla kamuoyunun bilgilendirilmesi sağlanacaktır.
1 Ocak -1 Ağustos 2010 tarihlerini kapsayan 2. Dönemdeki eylemlerden bazıları:
1- Başbakanlık ve kamu kurum ve kuruluşları önünde Konfederasyon genel merkez
yöneticileri ve şube başkanlarının katılımıyla oturma eylemi yapılması,
2- AKP il başkanlıklarının önüne siyah çelenk koyma ve kravat bırakma eylemi,
3- Konferans grupları oluşturularak bilgilendirme toplantıları yapılması,
4- Belirlenecek bir güzergâhtan Ankara´ya yürüyüş,
5- Bakanlar Kurulu üyelerinin ve AKP Milletvekillerinin her alanda protesto edilmesi,
6- "Verdiniz de harcamadık mı?", "Param olsa alışveriş yaparım?" gibi sloganların afiş
haline getirilerek hükümetin kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının ilerletilmesi
konusunda baskı altına alınması amacıyla "kokart eylemi" yapılması.
Türk Eğitim-Sen Artvin Şube Başkanı Nizamettin Torun, yazılı yaptığı basın açıklamasının sonunda siyasi iradenin, kamu görevlilerine toplu sözleşme ve grev hakkını içeren yasal değişikliler başta olmak üzere, Türkiye Kamu-Sen’in taleplerini bir kez daha gözden geçirmeleri ve karşılamaları konusunda uyardı.
08 Haber Merkezi
Bu haber 1352 kez okundu.
Yazan :
Kaynak :