Artvin’de kuyumculuk ticaret hayatına atılan ilk ve tek kadın esnafımız. Sevim Yüksel 27 yıl Artvin Orman Başmüdürlüğünde çalışarak emekli olduktan sonra esnaflığa başladı.
Sevim Yüksel, kız kardeşi Sevinç Yalçınkaya ve onun eşi Hüseyin Yalçınkaya bir anlamda aile dayanışması yaparak aynı anda emekli olarak sermayeleri birleştirip kuyumcu dükkanı açtılar.
Yüksel, yıllardır hep hayalini kurduğu kuyumculuk dükkânı açma isteğimi emekli olduktan sonra gerçekleştirdi.
Muhabirimiz Hatice Nur Ersöz, Artvin’deki kadın girişimcileri ziyaret ederek sizler için yazdı. Evde yemek yaparak, çocuk büyüten, kaynana ve kaynataya bakma mecburiyetinden hisseden Türk kadın klasiğinden farklı Artvinli kadın esnafımız Sevim Yüksel’in hayat hikâyesi ve Artvin ekonomisi üzerine görüşlerini derledi.
Kuyumcu dükkanı açmadan önce 15 günlük bir eğitim alarak altının alışında ve satışındaki incelikleri öğrendim. İyi hizmet vermek için çalışmaktayım dedi. Dükkanını eniştesi Hüseyin Yalçınkaya’nın desteğiyle açarak Cumhuriyet Caddesi Cebeci İş Merkezi’nde Çağrı Kuyumculuk olarak Artvin halkına hizmet veriyorum dedi. Artvin’de yedi kuyumcu esnaftan birisiyim. Kuyumcu olmak için büyük sermayenin gerektiği için kardeş ve eniştemizle aynı anda emekli olarak emekli ikramiyesini birleştirerek işyerini açtık. Ama kuyumculuk mesleğinde altın, gümüş ve takı çeşitleri koymak için bu sermaye yetmediğini gördük. Her geçen gün çeşitliliği artırmak zorunda hissettik. Bütün birikimlerimizi dükkanın sermayesine yatırdık. Daha iki senelik esnaf olarak iş başındayım. İlk dükkânımı açtığımdaki taleple bugünkü talep arasında çok fark var her geçen gün işler de düşüş var. Şu sıralar altın fiyatlarında yükselme olduğundan insanlar yatırım amaçlı yaptığı birikimlerini bozduruyorlar. Bir anda bizi zor durum soktu. Piyasada sıcak para yok. Çünkü bize getirerek nakite çevrilen altının aynı anda satışı yok. İşler durdu. İnşallah bu geçici durumdur dileğinde bulundu. Günler geçtikçe ekonomik olarak kiriz ağır hissediliyor. İnsanlar evlilik ve yahut söz yüzüğünü, çocuğunun nazarlığını bozdurup ihtiyacını görüyor. Kıyaslama yapılırsa bu durum üzücüdür. Genellikle dükkânımıza gelen ve altının bozdurmak için gelen müşterilerimiz köyden hastalık nedeniyle gelen insanlarımız. Altınını da yanında getirip bozduruyor, Acil durumlarda kullanıyor. Müşteri profilini değerlendirdiğimde köyden gelen müşterilerimiz yatırım amaçlı ve altını almak için dükkanımıza geliyorlar. Şehirdeki insanımız aksesuar kullanmak amaçlı alıyor. Altını genelde şehirdeki insanımız elindeki altınını daha çabuk bozduruyor. Bu durum ekonomik sıkıntılardan kaynaklanıyor. Genelde elinde avucundaki birikimleri, çocuğunu üniversitede okutmak yahut dershaneye yollamak için bozduruyor, bir diğer zorunluluk banka kredileri için araba ev almak için bozduruyorlar. Yaşadığımız günlerde insanların ekonomik çok sıkıntıları var. Dükkanımızda evlilik, nişan alış verişleri eski yıllarda daha fazla olmaktaydı. Set satardık artık bunları satamıyoruz. Alışverişler yüzük, bilezik, küpe saat gibi birer çeşit yapılıyor insanlar artık eskisi gibi alamamaktalar. Eskiden yatırım amaçlı altın alma eğilimi vardı. Altın, kart günleri vardı. Artık bunlar kalktı. Müşterilerimizin bir kısmı yatırım amaçlı çeyrek kart alıyor, bunlarda işçilik fazla düşmüyor aksesuar olarak alınan takılarda işçilik ücreti var satılırken bunlar düşülüyor. Müşterilerimiz bu konuda biraz mağdur oluyorlar ama bilerek alışveriş yapıyorlar. İlk kuyumculuk dükkanımı açtığım 2005 yılında beri işlerin yoğun sezonlarını göz önüne alırsak ilimizde üç düğün salonu var. Bu salonlar 2005-2006 yıllarında ortalama yaklaşık 100 düğün gerçekleşmiş, 2007 yılında her düğün salonu 30-40 düğün törenine ev sahipliği yapmış. Bizim işlerimizde nişan, düğün, sünnet törenleriyle de endeksli. Satışların yoğunluğu bu günlerle de orantılıdır dedi. Vatandaşlar düğün külfetine katlanmayıp sadece nikâh yapıyorlar ve masrafları aza indiriyorlar. 2008 yılında inşallah olumsuz gidiş olmaz ifadesinde bulundu
Artvin’deki kadın esnaf sayısının çok olması girişimcilik ruhlarını ön plana çıkmasından kaynaklanıyor. Kadınlarımız sosyal hayata ve ticaret hayatına tam katılımcı. Artvin kadını üretken, her alanda farkını hissettiriyor, aile ekonomisine ne şekilde katkı yaparım diyerek hep çabalıyor. Evinde elişi yaparak yufka açarak el emeğini değerlendiriyorlar. Onlara da saygı duyuyorum. Bizim kadınlarımız üretken kadınlarımız dedi. Yaklaşan sevgililer gününde müşterilerimize hediyelik ürünlerimizle de hizmet vereceğiz. Genellikle o günlerde yüzük, küpe, kolye, bileklik satın alınıyor. Bir alyans 60 -300 YTL arası değişmektedir dedi.
Bizler Artvin il merkezinde 7 kuyumcu, ortak karar alarak her hafta bir arkadaşımız nöbetçi oluyor. Bir hafta boyunca altın piyasasını takip ederek fiyatları bizlere bildiriyor ve Artvin’de satılan altın, her kuyumcuda aynı satılmaktadır bilgisini verdi. Buda müşteri arasından büyük memnuniyetle karşılanmaktadır. Tek fiyat olması ikilemi ortadan kaldırıyor. Emekli olduktan sonra açtığım dükkanıma her ay benden destek primi adı altından 75.00YTL kesiliyor ancak biz satışlarımızda verimizi stopajımızı ,KDV bütün vergileri ödüyoruz ama devlet hak ettiğim emekli maaşımdan kesinti yapıyor, buna anlam verememekteyim.
Hüseyin Yalçınkaya da değerlendirmede bulundu.
Sermaye ortağı eniştesi Hüseyin Yalçınkaya işlerini değerlendirirken 2005 yılına nazaran işlerin çok düştüğünü bu yıl düğünlerde birinci yakınları olanlar düğün töreninde takı takmak için kollarından bilezikleri çıkararak temizlik ve tadilat yaptırarak paket yaptırıp insanlar kardeşinin en önemli gününde de bile altın alıp takamıyor. Fedakârlığı bu şekilde yapıyorlar. Piyasada sıcak nakit para yok ilimizde daha önce Telekom’da çalışan 250 personeli Türkiye’nin çeşitli illerine dağıttılar. Artvin ekonomisi besleyen insanların ili terk edince Artvin esnafını büyük ölçüde etkiledi. Ama hiçbir sivil toplum örgütü, halk sesini çıkarmadı. Erozyon diğer kurumlarla devam etti. İnsanlar işçi, memur. Emekli insanların yaşadığı bir il. Bu insanlar bankalara gönülden ve ekonomik bağlı olması artık onların aldıkları maaşı tam alamamakta çoğu icra takibinde. Eline geçen maaşının bir bölümü de zorunlu ihtiyaçlara gitmekte. Hükümetin uyguladığı ekonomik politika çark etmiştir. Hiçbir şey güllük gülistanlık değil bunları biz her gün yaşıyoruz. 2005 yılından 2008 yılına geldiğimiz bu zaman zarfında işler değerlendirirsen %70 düşüş yaşanmıştır dedi. Artvin’de göçü durdurmak için devlet etkili çalışma yapmalı, insanımız hep büyük şehirlere gidiyor. Bizim işlerimiz nüfusla orantılıdır dedi.

Bu haber 3022 kez okundu.
Yazan :
Kaynak : Hatic eNur Ersöz