Eğitim ve Öğretim yılının açılışı nedeniyle Türk Eğitim-Sen açıklama yaptı

22.09.2009
Türk Eğitim-Sen Artvin Şube Başkanı Nizamettin Torun, yarın başlayacak olan eğitim ve öğretim yılı nedeniyle yazılı bir yaptı. Basın kuruluşlarına gönderilen açıklamada şu görüşlere yer verildi.
“2009-2010 Eğitim Öğretim yılı, Ramazan Bayramı sonrasında, 24 Eylül Çarşamba günü başladı. Eğitim çalışanları, yeni eğitim yılına yeni borçlarla girdi. Krizin ağır yükü ve birikmiş sorunlarla ders başı yapıyoruz. Öncelikle, öğrencilerimize ve bütün eğitim çalışanlarına yeni eğitim-öğretim yılında sağlık ve başarılar diliyorum.    
     
2009 yılı Toplu Görüşmeleri, iktidarın memura bakışını yansıtması bakımından sürpriz olmadı. Daha önce verilen sözler tutulmadığı gibi, altına imza atılan kararlar da uygulamaya sokulmamıştır. Yüzde 2,5 zam, memurun açlığa sefalete terk edilmesidir. Daha önce kalkınmadan pay isterken, “Sizin kalkınmaya bir katkınız yok” diyenlere şimdi,  “Krizin sorumlusu, ekonomideki beceriksizliğin sorumlusu biz miyiz, krizin faturası neden memura kesiliyor?” diye sormak gerekmez mi?
   
Başta benzin ve elektrik olmak üzere yapılan yeni zamlarla küresel krizin bütün faturası; fakir-fukara, memur, işçi ve emekliye yüklenerek bu kesim can çekişir konuma getirilmiştir. Bunun vicdanla, adaletle, insan haklarıyla bağdaşır bir tarafı bulunmamaktadır.
 
2009-2010 öğretim yılına girerken;
·        Eğitime başlama ödeneği bir maaş tutarında ve bütün eğitim çalışanlarına ödenmedi.
·        Yılan hikâyesine dönen KEY ve tedavi yolluklarının ne zaman ödeneceği bilinmemektedir.
·        Ek ders ücretlerindeki haksızlık, Türk Eğitim-Sen’in kazandığı son davaya rağmen tamamen giderilemedi.
·        Sözleşmeli kölelik ( 4/B, 4/C ) sona erdirilip, sözleşmeliler kadroya alınmadı.
·        Memur ve hizmetlilerin çözüm bekleyen sorunlarına el atılmadı.
·        Verilen göstermelik zammın en geç Ağustos’ta geri alınması sonucunu doğuran VERGİ DİLİMLERİ düzeltilmedi.
·        Görevlendirmelerde kariyer ve liyakat değil, hâlâ yandaş olma şartı esas alınıyor.
·        Eğitim çalışanlarının Bakanlığa karşı sarsılan güveni yeniden sağlanamadı.
·        Bazı öğretmenlerin uzman ve başöğretmen olmasına karşılık, yıllardır bu haktan faydalanamayan öğretmenler sınav yapılmasını beklemektedir.
·        Bugün yaklaşık 200 bin öğretmen işsizdir, atanmayı beklemektedir.
   
·        Türkiye’de eğitim kan kaybetmeye devam ediyor. OECD’nin PISA Projesi kapsamındaki raporunda, Türkiye son sıralarda yer alıyor. MEB,“hayat boyu eğitim” anlayışı yerine, “hayat boyu dershane” anlayışını benimsemiştir..
    
       Hüseyin Çelik’in, 76. Madde kapsamında, bir oldu bittiyle yaptığı atamaların toptan iptali için Türk Eğitim-Sen Danıştay’da dava açmıştır. Ayrıca üyelerimizin açtıkları bireysel davalarda bugüne kadar 25 atama yargı tarafından iptal edilmiştir. Anlayacağınız, otomatik pilotun dişlileri kırılmaktadır.
     
Ancak şurası bir gerçektir ki, Hüseyin Çelik’in Milli Eğitim Bakanlığı’na verdiği hasar, ancak birkaç Bakan tarafından giderilebilir.
 
İlimizde milli eğitim açısından bir çok sorun bulunmaktadır.
·        Öğretmen (branş) açığı sorunu devam etmektedir. Artvin’de, öğretmenlerin daha uzun süre kalabilecekleri bir ortam hazırlanmalıdır. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin mevcut anlayışının buna hizmet ettiği söylenemez.
·        Hizmetli yetersizliği sebebiyle bazı okullarda yeterince hijyen sağlanamamaktadır. Hizmetliler, fazla çalışmalarından doğan izin haklarını kullanamamaktadırlar.
·        Bazı okullarımızda fiziki mekanlar yetersizdir. Araç-gereç donanımı tam anlamıyla sağlanamamıştır. Birleştirilmiş sınıf uygulamasına devam edilmektedir. Taşımalı eğitimin sorunları vardır. 
·         İlimiz, okul öncesi eğitimde önemli mesafe kat etmiştir. Zorunlu eğitim kapsamına alınan okul öncesi öğretmen ihtiyacı vardır. Okulu kapalı bulunan köylerdeki öğrencilerden bazıları taşımalı sisteme dahil edilirken bazıları da YİBO’lara gönderilmektedir. İlk üç sınıf öğrencilerinin bu okullara gönderilmesi sakıncalı iken okul öncesi öğrencilerinin gönderilmesi hiç de mümkün gözükmemektedir. Bu öğrencilerin, bu öğretim yılında eğitim imkânı bulamayacakları anlaşılmaktadır.
·        Sözleşmeli asker öğretmenlerin okullarındaki norm kadroları boş gösterilmiş ve yerlerine atama yapılmıştır. Bu yanlışlık düzeltilerek mağduriyet önlenmelidir.
·        İlimizde, kanun ve yönetmeliklere aykırı, keyfi görevlendirmelere derhal son verilmelidir. Özellikle Hopa Kaymakamlığı tarafından, yargı kararları göz ardı edilerek yapılan görevlendirmelerin iptal edilmesini talep ediyoruz.
 
Öğretmenlik itibarını kaybetmiş, sıradan bir meslek haline getirilmiştir. Öğretmenin itibarının iadesi konusunda öncelikle ekonomik durumlarının düzeltilmesi gerekir. Eğitim çalışanları aldıkları maaşla geçinememektedir. Eğitim çalışanlarına rahat bir nefes aldıracak bir açılımı, bir projeyi ve iradeyi göremiyoruz.
 
Öte yandan, biz Türk Eğitim-Sen olarak, Andımız’dan rahatsız değiliz. Bize göre Türkiye milli ve üniter devlettir, resmi dili Türkçedir. Türkçeden başka dilde ve ana dillerde eğitim yapılamaz. Anayasanın ilk üç maddesi değiştirilemez.
   
Türk Eğitim-Sen, her zaman olduğu gibi, eğitim çalışanlarının her sorununu gündeme getirecek ve çözümü için ısrarlı mücadelesini sürdürecektir.”

Bu haber 1303 kez okundu.

Yazan :
Kaynak : 08 Haber