Artvin Gazi ilköğretim Okulu 5/C sınıfı öğrencilerinden Zeynep Pirinç adlı öğrenci, Türkiye Çocuk Dergisi’nin her yıl geleneksel olarak düzenlediği “Canım Anneme Mektup” yarışmasında Türkiye genelinde yüzlerce mektup arasında ikinci oldu ve dereceye girdi.
Türkiye Çocuk Dergisi tarafından bisiklet başta olmak üzere çeşitli hediyelerle ödüllendirilen Zeynep Pirinç:” Aldığım hediyeler de önemli fakat benim için önemli olan ulusal bir dergide yarışmaktır. Türkiye Çocuk Dergisi’nin Artvin’de okunduğu ve Artvin’i de böyle geniş bir ağı olan dergide temsil etmemdir.” dedi.
Zeynep Pirinç’in ödül aldığı mektup şöyle:
“Meleklerin En Güzeline
Yine bir hafta sonu saat gecenin 12´si. Üst ranzanın gıcırtısıyla uyandım. Ayla her zamanki gibi yine yazıyordu. Hep böyle yapıyordu. Ona göre gece yazmak daha güzel oluyormuş.
- Uyandırdım mı? Anneme mektup yazıyorum sende yazsana, dedi,
Bilmem ki acaba yazabilir miydim, dedim ve kalemi aldım elime yazdım anne.
Rüyamdaydın az önce, gezdiriyordum buraları sana sekizer kişilik odalarımızı, ikişer katlı demir ranzalarımızı gösteriyordum sana. Yatağımı beğenmemiş olacaktın ki, şöyle bir inceden baktın yorganıma. Çiçeği mi yoktu yoksa kirli mi geldi gözüne anne. Ama olsun önemli değil, rüyada da olsa sen buradaydın ya o bana yetmişti anne. Bugün Ayla´nın annesi börek gönderdi yurda. Bize de kırıp verdi kenarından. Nasılda seninkine benziyordu mis gibi kokuyordu. Hep seni hatırlıyorum anne. Hiç aklımdan çıkmıyorsun ki, sol tarafımda bir şey var sanki da hep içimdesin. Kitabımı açıyorum kenarındasın, okula giderken yanımdasın, sabah lavabomdaki aynamda nasılda gülüyorsun bana. Günaydın diyor saçımı bağlamama yardım ediyorsun. Bak kızım aman ha, kirli yakayla okula gitme başkalarını rahatsız edici davranışlardan uzak dur. Kimseyi incitme, kalp kırma, derslerini ihmal etme. Aman haa ilacını almayı unutma. Kahvaltısız asla çıkma. Etrafını kirletme. Kimseyi küçümseme. Harama el uzatma, israf etme. Hep kulaklarımda çınlıyor sözlerin. Meğer ben ne çok şey biliyormuşum. Beni bu küçük yaşımda olgunlaştırmışsın. En güzel hediyeni vermişsin. Nur yüzlü melek annem.
Babam ayda bir ziyaretime geliyor. Güzel elbiseler getiriyor. Belli ki beni sevindirmeye çalışıp senin yokluğunu hissettirmemeye çalışıyor. Bir sürü de abur cubur getiriyor. Ama içinde hiç senin yaptığın o güzel kremalı pastalardan yok. Hem babam, saçlarımın uzadığını da hiç fark etmiyor anne. Nasıl unuturum hastayken sabahlara kadar başımda beklediğini. Nasıl unuturum yamalı parçalardan bize elbiseler diktiğini . Nasıl unuturum nefis yemeklerini, şefkatli kucağını, tatlı dilini, güzel yüzünü. Bize nasıl köle olduğunu.
Nöbetçi öğretmenler söylüyor gece rüyamda sayıklıyormuşum. Annem geldi, Anne geliyorum, Anne nerdesin, Anne sen misin gibi söylenip yatağımdan fırlıyormuşum. Anlayacağın sen benim için vazgeçilmezsin, içtiğim suyum, yediğim ekmeğim soluduğum havamsın annem. Söyle bana bu hayata nasıl dayanacağım sensiz. Kokunu almadan, sevgini, şefkatini hissetmeden. Burada arkadaşlarım çok ama, hiç biri senin yerini tutmuyor. Nerdesin... Nerdesin melek yüzlü güzel annem.
Arkadaşlarıma söyleyemiyorum anne. Seni geçen yaz kaybettiğimi. O yüzden buradayım. Yoksa beni gönderir miydi melek yüzlü anam diyemiyorum. Bu gerçeği kendimden bile saklıyorum, kabullenemiyorum anne. Buradakiler bilmesin diye, teyzemi tembihledim o arıyor beni her hafta sonu senin ismini kullanarak. Bir nebzede olsa hasretimi gidermeye çalışıyor. Geceleri gizli gizli ağlıyorum. Seller gibi yaşlar akıyor kırmızı gözlerimden. Ayrılık ateşi kavuruyor anne. Senin sevgin gibi bir sevgi arıyorum ama yok, yok güzel annem. Bu mektubu sana selam gönderdiğim beyaz güvercinle göndereceğim. Başının ucundaki çiçeğin dibine koy diyeceğim. Meleklerin en güzeli, biliyorum er yada geç seninle cennette buluşacağım.
Kuzucuğun Zeynep (Zeynep Pirinç/Artvin)”
Bu haber 2063 kez okundu.
Yazan :
Kaynak :